"Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." (Tirmizi birr 15; Ebu Davut, edeb 66)
 

Cuma Namazi

1:30 pm

Bağış

$

$

Maillist'e Katılın

Niçin inanmalıyız? PDF Yazdır e-Posta

İnanmak, bir ihtiyaçtır. Ruhumuzun, vicdanımızın, kalbimizin ve aklımızın bir ihtiyacıdır. Hiçbir şeye inanmam diyen bir insan, mutlaka bir şeylere inanıyordur. Belki de inanmamaya inanıyordur. Tıpkı düşünmek gibi. İnsan düşünür, düşünmek zorundadır. Ben düşünmem diyen biri, düşünmemeyi düşündüğü için o dakikada bile kendisiyle çelişiyordur. Çünkü, düşünmemek için aklı söküp atmak gerekir. Atamayacağına göre, insan düşünerek insanlığını ortaya koymak zorundadır. Burada önemli olan neye inandığı ve neyi düşündüğüdür. Belki de problemin kaynağı burasıdır. Evet, neyi düşünüyor ve neye inanıyoruz? Esas mesele budur!

Devamını oku...
 
İhlâs nedir? PDF Yazdır e-Posta
İhlâs, doğru, samimî, katışıksız, dupduru olmak ve gösterişten uzak bulunmak demektir. İbadette ihlâs deyince, Allah rızası için ibadet etmeyi, düşüncede ihlâs dediğimizde de Allah rızasına uygun şeyler düşünmeyi kastederiz. Genel manada, Allah'ın sevip razı olduğu ölçüler içinde yaşamak manasına gelir. Allah'ın neleri sevip nelerden razı olduğunu Kur'an ve Peygamberimizin sözlerinden anlarız. Bununla beraber, ihlâs Allah'ın insanın kalbine attığı bir sırdır. Evet, ihlâs bir kalp amelidir. Kalpleri ise ancak Allah bilir.  Bu açıdan diyebiliriz ki, kimin gerçekten ihlâslı olduğunu ancak O bilir.
 
Bu yaratılmanın neticesi ne olacaktır? Allah neyi vaad eder? PDF Yazdır e-Posta
Allah, insanı pek çok kabiliyetler yumağı olarak yaratmıştır. Bu kabiliyetlerini insan dünyada inkişaf ettirerek Allah'ı tanıyacak ve O'na kullukta bulunacaktır. Kabiliyetlerin ve güzel sıfatların ortaya çıkıp gelişmesi için ona din sistemini vermiştir. Bu sistemin içinde, ibadet, zikir, çalışma, iş hayatı kurma, aile hayatına sahip olma, çoğalma, insanlara yardım etme vs. insanın ihtiyaç duyacağı her şey vardır. Ondan istenen şey, bütün üniteleriyle bu hayatı yaşarken Yaratıcısını unutmaması, her şeyini O'nun gösterdiği yolda ve gösterdiği şekilde kullanmasıdır.
Devamını oku...
 
İslam ve Diğer Geleneklerde Kadın PDF Yazdır e-Posta

Batı düşüncesi ve paradigmaları, Batının kültürel mirasına, bir başka bölgeninkiler de, yine kendi kültürel birikimine dayanır. Son asırlarda dünyada hakim olan daha çok Batı kültür mirası olduğu için, din ve bu arada İslâmiyet’e de, batılı düşünürler ve müsteşriklerle birlikte, Müslüman dünyasının yabancılaşmış aydınları tarafından, bu kültür mirasının temel paradigmaları ve onun en önemli unsurlarından olan Kitab–ı Mukaddes geleneği açısından yaklaşılmış ve bu geleneğe yöneltilen eleştiriler, aynen İslâm’a da yöneltilmiştir. Bu bakımdan, aşağıdaki yazıda, bu yanlış tutumun yol açtığı yanlış anlamalardan biri olarak İslâm’da kadının yerini, Kitab–ı Mukaddes geleneğinin “aydınlanma” asırlarında tenkit edilen unsurları noktasında ele almanın yanlışlığını ortaya koymaya çalışacağız. Bunu yaparken, Kur'ân’ın, “En yakınlarınızın aleyhine de olsa, adaletten ayrılmayın!” (6:152) ve “Ey iman edenler! Adaleti tam yerine getirerek Allah için şahitlik edenler olun, kendinizin, anne–babanızın ve yakınlarınızın aleyhine bile olsa; hakkında şahitlikte bulunduğunuz kişi, (kendisinden fayda umduğunuz veya çekindiğiniz bir) zengin veya (size hiç faydası dokunmayacak bir) fakir de olsa” (4:135) emirlerine imtisalen, objektif ve âdil olmaya çalışacağız.

Devamını oku...