"Her Peygamberin bir duası vardır. Onunla Allah'a dua ede gelmiştir. Fakat ben duamı Kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek için saklıyorum" (Sahih-i Müslim: 293)
Diğer Peygamberlere verilmeyen altı şey bana verilmek suretiyle üstün kılındım: Bana az sözle çok mana ifade etme gücü verildi. (Düşmanlarımın kalbine) korku salmam hususunda bana yardım edildi. Ganimetler bana helal kılındı. Yer (yüzü) bana bir temizlik vasıtası ve bir mescit kılındı. Tüm insanlığa Peygamber gönderildim. Benimle Peygamberler sona erdi (Sahih-i Müslim: 812)
Hiçbir kul, (Abdul Varis'in hadisinde: Kişi) ben kendisine aile efradından, malından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz (Sahih-i Müslim: 62)
Her Peygamberin bir duası vardır. Onunla Allah'a dua ede gelmiştir. Fakat ben duamı Kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek için saklıyorum (Sahih-i Müslim: 293)
Bir A'rabi Allah Resulü'ne: Kıyamet ne zaman kopacak? dedi. Allah Resulü (a.s.) ona: Kıyamet için ne hazırladın? diye sordu. Bedevi: Allah'ın ve Resulünün sevgisini dedi. Allah Resulü: Sen sevdiklerinle berabersin buyurdu (Sahih-i Müslim 4775)
Kulların kendisinde sabaha erdiği her bir günde muhakkak iki melek iner. Bunların birisi: Ey Allah'ım! Malından infak edene bir bedel ver, diye dua eder. Diğeri de: Ey Allah'ım! (Malı) tutucu olana da telef ver, diye beddua eder (Sahih-i Müslim1678)
İman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız. Size yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şeyi soyleyeyimmi? Selamlaşmayı aranızda yayın (Müslim iman 93, Tirmizi sıfatül-kıyame 56)
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez onu düşmanına teslim etmez. Kim kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanın kusurunu örterse, Allah da kıyamet günü onun bir kusurunu örter. (Buhari mezalim 3, Müslim birr 58)
İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin o kalptir. (Buhari iman 39, Müslim müsakat,107)
Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır söylesin veya sussun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna ikramda bulunsun Allah’a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikramda bulunsun (Buhari edeb 31-85, Müslim iman 74-75)
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin;buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun, bu da imanın en zayıf derecesidir (Müslim iman 78; Ebu Davut salat 248)
Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran. (Tirmizi birr, 55)
Birbirinize buğz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla din kardeşi ile dargın durması helal olmaz. (Buhari edeb 57, 58 Müslim birr 23-24)
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. O sadece sizin kalplerinize ve amellerinize bakar. (Müslim birr 33, ibni Mace zühd 9, Ahmed b. Hanbel 2/285,539)
Dört huy vardır ki bunlar kimde bulunursa o kişi tam münafık olur. Kimde de bu huylardan biri bulunursa, onu terk edinceye kadar o kişide münafıklıktan bir sıfat bulunmuş olur: Emanete ihanet eder. Konuştuğunda yalan söyler Söz verince sözünden döner. Düşmanlıkta haddi aşar haksızlık yapar. (Buhari iman,24, Müslim iman 106)
Anne ve babasına veya sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun. (Müslim birr 9,10)
YİRMİALTINCI HADİS
مَنْ لَا يَرْحَمُ النَّاسَ لَا يَرْحَمُه اللَّهُ
İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez (Müslim fedail,66 Tirmizi birr 16)
YİRMİYEDİNCİ HADİS
لَا ضَرَرَ وَلَا ضِرَارَ
Başkalarına zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur. (İbni Mace ahkam 17, Muvatta akdıye 31)
YİRMİSEKİZİNCİ HADİS
اِنَّ الله يُحِبُّ اِذَا عَمِلَ اَحَدُكُمْ عَمَلاً اَنْ يُتْقِنُهُ
Allah sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur. (Taberani el-mucemül evsat 1/275; Beyhaki şu’abül-iman 4/334)
Saçı başı dağınık eli yüzü tozlu kapılardan koğulmuş öyleleri vardır ki bu şöyle olacak diye yemin etseler, Allah onların dediğini yapar. (Müslim birr 138,cennet 48)
Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz Allah kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler. (Tirmizi zühd 33, ibni Mace zühd 14)
Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir. Muhacir ise Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak duran kimsedir. (Buhari iman 4-5,Müslim iman 64-65)
İnsanoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir vadi aha ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Ama Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder. (Buhari rikak 10, Müslim zekat 116-119)
Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece müminde vardır: sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur. (Müslim zühd 64)
Allah Rasulu (S.A.V): gıybet nedir bilirmisiniz? Sahabiler: Allah ve Rasulu bilir. Allah Rasulu (S.A.V.): Gıybet din kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile anmandır. Dendi ki: ya söylediğim şey o kişide varsa? Allah Rasulu (S.A.V.): Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa o zaman ona iftira ettin demektir. (Müslim birr 70 Tirmizi birr 23)
İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer, şu üç şey bundan müstesnadır: sadaka-i cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat. (Müslim vasiyet 14, Tirmizi ahkam 36)
OTUZDOKUZUNCU HADİS
قُل آمَنْت بِاللَّهِ فَاسْتَقِمْ
Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol! (Müslim iman 62, Tirmizi zühd 61)
Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işledikten sonra Allah’tan af dileyecek bir millet getirir ve onları affederdi. (Müslim, Tevbe 11,Ahmed b. Hanbel müsned III 238)