8 Nisan 2011 "Cemaate Devam"
İslam dini hayatın her safhasında tevhide, bir ve beraberliğe önem vermiş ve fertlerin bu istikamette yetişmesi için bir takım düsturlar getirmiştir. Günde beş vakit namazın bir arada eda edilmesi, haftada bir Cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, müminlerin görüşüp halleşmelerine,birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olmak gibi bir anlam taşımaktadır. Bu bakımdan cemaatle namaz esprisi, oluşturulmak istenen birlik ruhunun hem bir göstergesi ve hem de o birlik ruhunun sağlamlaştırıcısı ve devam ettiricisi olmaktadır.
Nisa suresinde de “Ve sen içlerinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir bölümü seninle birlikte namaza dursun, silahlarını da yanlarına alsınlar” (Nisa, 4/102) ayetinde Allah Teala cihad sırasında korkulu anlarda bile cemaatle namaz kılmayı söz konusu etmektedir. Korkulu anlarda cemaatle namaz kılmanın teşvik edilmesi, normal zamanlarda cemaate riayet edilmesinin daha öncelikli ve önemli olduğunu da belirtmiş olmaktadır.
Hz. Peygamber cemaatle namazı teşvik sadedinde cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmi beş veya yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu belirtmiştir. Allah Rasulü de hayatı boyunca cemaati hiç terketmemiş, ashabına namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Ebu Bekir’in arkasında namaz kılmıştır. Cemaatle namaz, içerdiği dayanışma ve yardımlaşma anlamı nedeniyle İslamın bir şiarı ve sembolü haline gelmiştir ve vazgeçilmez bir uygulama olarak öylece devam etmiştir. Cuma namazı dışında en kuvvetli cemaat, sabah namazının cemaati, sonra yatsı namazının cemaati, sonra ikindi namazının cemaatidir. Ebu Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi.” Bir başka hadiste de “Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış sevabını alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevab alır.” buyurmuşlardır.
Safların en faziletlisi en ön saftır. Bu fazilet imama yakınlık derecesindedir. Fakat imama en yakın duranların imamlık yapabilecek ehliyette olmaları uygun olanıdır.
Cemaat fazileti her ne kadar bir kişiyle de olabilir ve hane halkıyla dahi cemaatle namaz kılınabilirse de bu, camiye çıkmanın ve daha kalabalık bir cemaatte bulunmanın sevabına denk olmaz. Farz namazların cami ve mescitlerde cemaatle kılınışı İslam dininin bir sembolü ve şiarı olduğu için bunun terk ve tatil edilmesi asla caiz görülemez.
Cemaatin önemini gösteren çok sayıda hadis bulunmaktadır. Bunlardan birinde Hz. Peygamber “üç kişi bir köyde veya sahrada bulunur ve cemaatle namaz kılınmazsa, şeytan onlara hakim olur. Öyleyse cemaatten ayrılma. Çünkü kurt ancak sürüden ayrılan koyunu yer.” buyurmaktadır. Bir diğer hadiste ise “Nefsim kudret elinde olan Allaha yemin ederim ki, ateş yakılması için odun toplanmasını emretmeyi, sonra da namaz için ezan okunmasını, daha sonra da bir kimseye emredip imam olmasını, sonra da cemaatle namaza gelmeyenlere gidip evlerini yakmayı düşündüm” diyerek cemaatin topluca terkedilmesinin en ağır müeyyide uygulanmasını gerektiren yanlış bir davranış olduğunu ifade etmektedir. Hayatı boyunca yıkmak, yakmak gibi kelimeleri ağzına hiç almayan Allah Rasulü, cemaate gelmeyenlerin evlerini yıkmaktan, yakmaktan bahsediyorsa cemaate devam etmenin fert ve toplum açısından önemi hakkında artık bundan öte söz söylemek çok luzumsuz kalacaktır.
Cemaatle namaz kılmanın önemine dair bu ve benzeri hadislerden ve ilgili ayetlerden hareketle Hanbeliler, cemaatle namaz kılmanın erkekler için farz-ı ayın, Şafiiler de farz-ı kifaye olduğunu söylemişlerdir. Hanefi ve Malikilere göre ise, Cuma namazı dışındaki farz namazları cemaatle kılmak, gücü yeten erkekler için müekked sünnettir. Bütün mezheblerin ittifak ettiğine göre Cuma namazı ancak cemaatle kılınabilir.
Cemaat olma şuuruna ermenin, cemaatle namaza devamdan geçtiğini ve cemaat şuuruna erenlerin de geleceğe güvenle yürüyebileceklerini unutmayalım. Ve yine unutmayalım ki Allah Rasulü hayatı boyunca cemaati hiç terketmedi.
